3.16.2015

Karaca Home #yineyeniyeniden


Geçtiğimiz cumartesi günü Karaca Home yeni sezon ürünlerinin tanıtımı için hazırladığı etkinlikteydim. Yazın sıcaklığı, birbirinden güzel ürünlerin sergilendiği showrooma çoktan gelmiş, yakında ise mağazalarında etkisini hissettirecek.




Ürünlerin güzelliğinin yanı sıra beni etkileyen ürün konseptlerinin doğru seçimi ve sergileniş biçimi oldu. Başarılı styling çalışmaları vardı her bir köşede. 'Fikir' vardı...O yüzden çok beğenerek gezdim ve fotoğrafladım, sizlerle de paylaşmak istedim.





Tabi ki favori köşeler ve ürünlerim oldu ;))
Mesela dilek tutma isteği uyandıran fener asılı ağaç detayı ve hamak etkisi hissettiren iple tavandan asılı yataklara şöyle bir uzanmak istemedim değil hani ;)




















Benim üç favorim ise bunlar;




İlk ürün farklı bir teknikle üretilmiş çok şık bir ürün, 2.sinin deseni beni çok eskilere götürdü. Mavi olan ise yaz aylarının vazgeçilmezi olabilir yatak odalarında. Üstelik ürün, yanında gördüğünüz bavulun içinde satışa sunulacak. Bu fikre ayrı bayıldım. Nevresim alıyorsunuz komodine veya sehpa olarak kullanacağınız güzel bir sandığa sahip oluyorsunuz ;)


Peştemaller de hayatımıza hızlı bir giriş yaptı ve bu seride de yer buldu kendine...





Banyo ürünlerini çok sevdim, özellikle renklerini. Abartıdan uzak, toprak ve doğal tonlar...Ve succulentler...



Çok çeşitli aksesuarlar arasında mutlaka size hitap eden çıkacaktır.
Bebek odası ve beşikler için de çok şık ürünler mevcut.



Turumuzun sonuna geldik. Umarım keyif almışsınızdır.


* Bu sefer styling bana ait değil, kadrajlar bana ait ;)




3.15.2015

100. yaş günü / Happy birthday


Bugün 15 Mart. Bundan tam bir asır önce 15 Mart 1915'te nonnam (babaannem Mary) dünyaya geldi. Bu kadar uzun bir ömre neler sığdırdı neler...  Savaş zamanları, Atatürk'ü gördüğü an, güzel eski İzmir zamanları...Hatta çocukluk zamanlarının hikayesini, yeğeninin yazdığı (Loren Edizel) ''İzmir Hayaletleri'' ni okuyarak eski İzmir'in ve İzmir'in savaş yıllarındaki mahallelerindeki o sımsıcak insanların yaşantısının da  tadına varabilirsiniz.
40'lı yılların başında çekilen fotoğraflarla devam ediyorum. Biraz nişanlılık dönemi, annelik ve fuarda gezintiler...
Daha fazla fotoğrafı da, yolunuz düşerse eğer İzmir Alsancak'ta Meyhane Piero'nun duvarlarında görebilirsiniz.












3.13.2015

3.11.2015

my style my house


Çok keyifli ve güzel öneriler, bilgiler içeren dekorasyon blogu My Style My House ev turu köşesine evimi konuk etti. Teşekkürler...

3.10.2015

Sehpa yenileme / Coffee table makeover


Merhabalar. Bugün salonumdaki orta sehpa ve tv ünitesi olarak kullandığım alçak kitaplığın dönüşüm hikayesi var. Evet evet, hani şu evden görsellerde bir simsiyah bir eskitme beyaz olarak arz-ı endam eden parçalar ta kendileridir efendim. Geçen baharda, içim yine enerji doluyken bütün kış bitirilmeyi bekleyen sehpamı hamileliğimin son zamanlarına denk gelerek büyük bir azimle 2 günde bitirdim :)) 


Zamanında özel olarak mobilyacıya yaptırdığım siyah mdf sehpayı neye dönüştüreceğimin kararını tam verememiştim. Sadece biraz daha doğal görümümlü bir şey olsun istiyordum. İlk aşamada tornavida yardımıyla çizerek üst yüzeyi 5 parçaya böldüm. (Ayrı palet ahşaplar eklemedim) Diğer boyadığım parçalardan farklı olarak astar boyadan sonra yağlı sarımsı açık kahve bir boya kullandım. Dediğim gibi ilham ve istek gelene kadar da aylarca böyle kaldı. Sizin hiç sarı sehpanız oldu mu? :)) 








Sonrasında su bazlı boyaya geçtim. Her zamanki ölçümde chalk paint hazırladım. Koyu kahve,kuruduktan sonra mumlama ve ardından beyaz boya uyguladım. İçimden beyaz geldi. Üst yüzeye beyaz boyayı aşama aşama uyguladım. Dikine ayırdığım her bir parçaya boya attıktan sonra kurumadan budak aparatıyla doğal ağaç hareleri oluşturdum. Kuruduktan sonra ise zımparalayarak eskittim.
Daha sonra aynı işlemi konsol için de uyguladım.



Her zaman etrafta dolanan Mira'yı da unutmayalım. İşimi zorlaştırdığı yetmezmiş gibi bir de boyalı kulağıyla poz veriyor ;)





Daha sonra ayaklardaki fazlalığı kesip tekerlek taktık. Bu tekerlek işi istediğim tarzı yakalama dışında işlevsel olarak da çok işime yaradı. Zaten hantal büyükçe bir sehpa. Alt rafını da dergi, kutu vs ile doldurunca iyice ağırlaşıyor. Şimdi bir şeyler atıştırırken, temizlik yaparken, Arsel emeklerken hoop çekiveriyoruz. Ön gizli çekmecesine taktığımız eski paslanmış kulbu nereden bulduğumu sorarsanız da cevabım çok uzaklarda aramayın olacaktır. :)) Kendisi eski sandığın gözükmeyen iç tarafında kalan taşıma kulbu. Her bir parçanın ucuna da 2'şer siyah vida taktık.
Hasır ip kapladığım mumluklara yazı yazma ve çekmece olarak kullandığım sepetlere stencil uygulamam da hızımı alamadığım için bu döneme tekabül eder. 
Ve sonuç...




Ardından yaz geldi... Oohh içim açıldı, etraf aydınlandı, yaz evi gibi oldu dedim. Bu kış da yağan karın ardından bir dağ evindeymiş gibi hissettirdi. Gözüm şömineyi aradı. Anlayacağınız sonuçtan gayet memnunum yani. :))













2.28.2015

sunum tahtası / ikea hack


Cumartesi meşgalesi buldum kendime. Kaç zamandır aklımdaydı bu kesme tahtasını boyamak. Önceden desen düşünmedim, yaparken böyle bir şeyler çıktı. Etnik-iskandinav karışımı çiziktiriverdim ;)



Beyaz su bazlı ahşap boyası ve kalem uçlarının farklı kalınlığından dolayı iki çeşit kalem kullandım. Uni posca kalem ve uni paint marker (seramik kalemi diye geçiyor) kalemi. 


Bunu kendime yaptım, zevkle de kullanacağım.Pastel tonlarda ve golda boyadığım tahta kaşıklar da dükkanda satışta. Buradan bakabilirsiniz.
İyi hafta sonları...