12.01.2014

vintage chest



Bu yıllanmış ama güzelliğinden bir şey kaybetmemiş havalı sandığı Monica bir eskiciden kapıvermişti. İki yıl önce ben de yeni eve taşınınca bana hediye etti. O gün bugündür salonumun baştacı. Hiç elden geçirmeden yarasıyla beresiyle kullanıyorum.
Bu tür sandıklar eve farklı bir hava katmanın yanında çok da kullanışlı oluyor. İster sehpa ister depolama aracı ister üzerine oturabileceğiniz bir puf...Her görevi hakkıyla üstleniyor doğrusu...
Bana da bu güzelliği fotoğraflayıp sizinle paylaşmak kalıyor:) 



Güzel bir ay olsun hepimiz için...

11.21.2014

christmas preparation and cranberry tea bread

Kasım bitiyor, havalar soğuyor... Noel bayramına az bir zaman kaldı. Sokaklar, mağazalar giyindi bile. Biz de evlerimizde ufaktan başladık hazırlığa sanki. Yılbaşında bizimkilerle bir arada olamayacağız ama noelde en azından ablam burada olacak. Bu haber de beni havaya soktu :) 



Bir zamanlar güzel bir pachiram vardı. Hatta o kadar coşmuştu ki bulunduğu köşeye sığamaz olmuştu. Bir ara fotoğraflarını paylaşırım da hep birlikte yadederiz. Evet maalesef kendisini kaybettik. Ben de o güzel örgü gövdeyi atmaya kıyamadım tabi ki...

Havalar soğudukça koltuk şalları, güzel battaniyeler ve yeni yıl objeleri de çıkıverdi ortalığa...Ahşap yılbaşı objeleri hazırlıyorum bu aralar dükkan için. Güzel bir minik ağaç süslüyor salonu şimdilik...


Yılbaşına uygun bir tarif arıyordum. Hep gözümüz değil biraz da midemiz şenlensin diye. Kuru yaban mersinli crumble yapmak için yola çıkmıştım ki yine yaparken kesin bir tarife uymayıp uydurduğum için ortaya çörek hatta çok da tatlı olmadığından tatlı ekmek gibi bir şey çıktı. Lezzetli oldu, beğenildi... Üzerine pudra şekeri serpilebirdi ama herkes istediği gibi yesin diye bütününe serpmedim. Ben zeytinyağına bandırıp veya labne sürüp yemeyi tercih ettim.
2 yumurta, yarım bardak kadar şeker, 100 gr kadar tereyağ, bir bardak kuru yaban mersini ve kek kıvamından biraz daha yoğun kıvamlı olacak kadar tahıllı tam buğday unu. Hepsi bu.

 Bu fırına girmeden önceki hali.
Bu da pişmiş ve afiyetle yenmiş hali:)

Böylece anneanneden arakladığım emaye kabı ve gümüş çatalı da kullanmış oldum:)

Madem 'tea bread' yaptık, çayımızı da içelim. Çay-kahve ikilisinden çayı tercih edenlerdenim. Çoğu kişi bitki çaylarını sevdiğimi düşünse de (öyle bir havam var galiba) siyah çayı her daim tercih ederim. Tomurcuklu yeşil çay da favorim. Ama şu aralar emzirdiğim için fena halde rezeneye sarmış durumdayım.


Ortaya karışık ve uzun bir post oldu:) 
Herkese iyi tatiller...

Battaniye, English Home
Kırlentler, Paşabahçe ve Koçtaş
Mum, Euroflora
Tabak, Paşabahçe
Fasit, Aile yadigarı
Peçeteler, H&M Home
Fincanlar, Mudo Concept ve İkea
Vazo, Esse








my styling works / the concept of new year

Yeni yıl yaklaşırken ben de ilham vermesi açısından geçen yıl English Home ve Linens firmalarının katalog/afiş fotoğraf çekimleri için styling yaptığım görselleri paylaşıyorum. Keyifli seyirler :)





















I am joining the following parties:







11.15.2014

my new sweet rabbit


Bahar değil, paskalya değil, pazar hiç değil...Bakmayın siz bu fotoğrafın bunların hepsini barındırdığına. Yeni siparişler gelmişti ve boyama yapıyordum sadece. Hatta bambaşka bir post girecektim. Ama şu tavşanın sevimliliği beni benden aldı ve dayanamayıp elim boyalı halde çekiverdim fotoğrafını. Ortaya böyle iç açıcı bir güzellik çıktı. Sizinle de paylaşayım istedim. Severek ürettiğin şeyler olunca dükkandan aşırıveriyorsun kendine işte:)

Bu arada takip edenler için bir müjdem var Monica'nın yenilenen çalışma odası için hazırladığım ahşap harfler ve semboller de var...Kız kardeş dayanışması:)

Boyanacak ahşaplar beni bekler, iyi hafta sonları...

11.11.2014

if you get bored of your cups



Emektar kupalarından canı sıkılanlara gelsin :)
Ben fırınlanmayan cam-porselen boyası kullanıp, elde fırçayla yazdım, çizdim. Çok güvenemediğimden mikrodalgada şöyle bir-iki dakika tuttum. Bulaşık makinasında yıkanıyor, tecrübeyle sabit :) Siz dilerseniz bu ara çok revaçta olan porselen kalemleriyle benzer uygulamalar yapabilirsiniz. Üstelik daha pratik olacaktır.


10.25.2014

happy pasta day


Dünya makarna günüymüş bugün! 
Pek severiz...Sanılanın aksine şiş-man-lat-maz! Güzelim soslarla şenlendirmek varken ketçap-mayonez katmayı hiç anlamam. Hayır, üstelik doğasına aykırı. İtalyanlar görse ağlar heralde. Sadesini bile tercih ederim zaman zaman. Annemlerden aşırdığımız fevkalade, üstelik antika makarna hamuru yapma aletimiz de bizi bekliyor. Bugün kullanamadık ama kız kardeşle bir makarna partisi vereceğiz umarım yakında:)
Hadi o zaman mutfağa, bu güzel günü kutlamaya...

P.S. Makarna uzmanı İtalyanların "doğru makarna pişirme  formülü" ise şöyle: Her 100 gram makarna için 1 litre su ve 10 gram tuz (sağlık durumunuz elveriyorsa). Tuz, su kaynadıktan sonra suya eklenir. Makarna, pakette yazan pişme süresinden 1 dakika daha az ocakta tutulur, çünkü pişme işlemi aslında süzme, sos ekleme ve tabaklara dağıtma sırasında da devam eder. "Al dente" (dişe gelir) makarna, çok pişmiş makarnadan daha düşük glisemik indekse sahiptir ve daha iyi sindirilir.